Yetim Çocuklar: Eğitime Erişim Engeli, Küçük Yaşta İşçi Olmalarına Neden Oluyor

Yetim Vakfı Genel Başkanı Murat Yılmaz, AA muhabirine, İslam İşbirliği Teşkilatının aldığı kararla her ramazan ayının 15. gününde anılan Dünya Yetimler Günü’nde, yetim çocukların maruz kaldığı ayrımcılık ve karşılaştığı zorlukları anlattı.

Yılmaz, bazı ülkeler istatistik tutmadığı veya verileri paylaşmadığı için dünya genelinde kaç yetim çocuk bulunduğunun tam bilinemediğini belirterek, “Kuzey Kore, Çin, Hindistan gibi ülkeler istatistik paylaşmadığı için Birleşmiş Milletler (BM) rakamları eksik olabilir. BM’nin son rakamlarına göre 50 milyon ama sivil toplum kuruluşları, dünya üzerinde yaklaşık 400 milyon civarı yetim çocuk olduğunu düşünüyor.” dedi.

Çocukların yetim kalma nedenlerinin çoğunlukla savaşlar, doğal afetler, yoksulluk ve hastalıklar olduğunu aktaran Yılmaz, dünya üzerindeki her 5 çocuktan birinin savaşların ve afetlerin bulunduğu coğrafyalarda yaşadığını söyledi.

Yılmaz, dünya genelindeki yetimlerin çoğunlukla Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu’da yaşadığını kaydederek, “Orta Asya, Orta Doğu ve istikrarsız coğrafyalardaki savaşlardan tabii ki çocuklar etkileniyor. Onun dışında Afrika’daki yetim sayısı ciddi boyutta. Dünya üzerindeki her 3 yetimden ikisi Afrika’da yaşıyor.” diye konuştu.

Dünyada 1 milyar çocuğun temel gıdalara erişiminin kısıtlı olduğunu ve yetersiz beslendiğini ifade eden Yılmaz, her gün 22 bin çocuğun yoksulluğa bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini dile getirdi.

Yılmaz, yetim çocukların çok ciddi ve ağır koşullarda hayatlarını idame ettirmeye çalıştığını ve bu çocukların sadece 8 milyonunun yetimhanelerde kaldığını bildirerek, “Yetimhanelerdeki çocukların sadece yüzde 10’u mutlu. Yetimhanede kalan çocuklar maalesef duygusal, fiziksel şiddete ya da cinsel tacize uğrayabiliyor.” ifadelerini kullandı.

AİLE İÇİ ŞİDDET ÇOCUKLARI SUÇA İTİYOR

Dünyada her 10 çocuktan birinin çocuk işçi olarak çalıştırıldığına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

“Çocuklar Latin Amerika, Orta Amerika, Afrika ya da Asya’da aile bütçelerine katkıda bulunmak için ağır koşullarda çalıştırılıyor ve bu nedenle çoğu eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor. Doğu Türkistan’da çocuklar pamuk tarlalarında, fabrikalarda çalıştırılıyor. Çin karartmaları çok fazla olduğu için bunlar çok fazla dikkat çekmiyor. Bu anlamda çocukların seslerini duyamıyoruz. Brezilya’da 2 milyon çocuğun fuhuş yaptığı biliniyor. Uzak Asya ülkelerinde çocuklar fuhşa itiliyor.”

Yılmaz, ağır koşullarda yaşayan çocukların duygusal ve fiziksel olarak yıprandığına dikkati çekerek, bazı ailelerin bu durumu normalleştirmesi nedeniyle çocukların ömür boyu sürecek travmalarla mücadele ettiğini vurguladı.

Yetim ve sokağa itilen çocukların, yasa dışı suç örgütlerinin de hedefinde olduğuna değinen Yılmaz, “Organ mafyası ve çocuk dilendiren şebekeler, yetim çocukları istismar ediyor. Savaş ağaları yetim ve sokağa itilmiş çocukları özellikle ön cephelere sürüyor, 31 ülkede 300 binden fazla çocuk savaşçıdan bahsediliyor.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, yetim ve sokağa itilen çocuklara uyuşturucu maddelerin özendirildiğini ve daha sonra çeteler tarafından kullanıldıklarını belirterek, şunları dile getirdi:

“Yetim ve sahipsiz çocuklar ayrımcılığı daha ağır bir biçimde yaşıyor. Özellikle Latin ve Orta Amerika’da şiddet sanki doğal bir akış gibi, yani çocuklar aile içinde şiddet görüyor. Bu nedenle çok fazla suça itilen çocuk var. Yani evde çocuk huzurlu olamadığı için huzuru dışarıda arıyorlar. Bu çocuklar evden kovuldukları için suç makinelerine dönüşüyorlar.”

“YETİM ÇOCUKLAR AKRAN ZORBALIĞINA MARUZ KALIYOR”

Yetim çocukların okullarda ayrımcılığa uğradığını ifade eden Yılmaz, özellikle hem yetim hem de mülteci statüsündeki çocukların okullarda dezavantajlı olduğuna dikkati çekti.

Yılmaz, bazı yetim çocukların, uğradıkları ayrımcılık nedeniyle eğitim hayatına devam etmek istemediğine dikkati çekerek, “Yetim çocuklar akran zorbalığına maruz kalıyor. Muhacir çocukları hem yetim hem de başka ülkeden geldiği için oyun oynarken istenmiyor ya da sınıflarda dışlanıyor. Böyle durumlarla karşılaştık.” dedi.

Okul yönetimi ve öğretmenlerin yetim çocuklar konusunda daha hassas olması gerektiğine vurgu yapan Yılmaz, okullarda çocuğun yetim olduğunun bilinmemesinin, diğer çocuklarla iletişimi için daha avantajlı olabileceği görüşünü paylaştı.

Yılmaz, öğretmenlerin sınıfta birleştirici ve kapsayıcı bir dil kullanmasının önemine işaret ederek, “Okulun ilk gününde öğretmenler tarafından çocuklara sorulan klasik bir soru var: Baban ne iş yapıyor? Eğer sınıfta bir yetim varsa bunun sorulmaması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir